|
Terör, Aziz Milletimizin yüreğini bir kez daha yakmış ve hepimizi
derinden yaralamıştır.
Ramazan ayının içinde bulunduğumuz günlerde daha geçen hafta
Beytüşşebap’ ın Beşağaç köyünde 12 vatandaşımız hunharca şehit
edilmişken önceki gün de Şırnak’taki Gabar Dağın da 13 askerimizin,
ardından da 2 askerimizin mayınlarla haince, kalleşçe şehit edilmesi
nefretle karşılanmıştır.
Bin yılı aşkın bir süredir bu zor Anadolu coğrafyasında
varlığını ve kutsal değerlerini korumak için her türlü fedakarlıktan
çekinmemiş, sadece Çanakkale de 253 bin vatan evladını toprağa
koymak bahasına vatanını korumuş ve tarihin altın sayfalarına “
Çanakkale geçilmez” andını yazdırmış, Türk ulusu 20 yılı aşkın bir
süredir PKK adında bir avuç çapulcu tarafından teröre maruz
bırakılmıştır. Vatan evlatları bir bir şehit düşüp, geride bağrına
taş basmış analar ve gözü yaşlı koca bir Türk ulusu bırakırken,
sorumluluğu üzerinde taşıması gereken devlet organları, yıllardır
duymaya alışkın olduğumuz basmakalıp kınama mesajları vermekte, her
defasında gereği yapılacaktır,denilerek milletimiz oyalanmaktadır.
Etkin yapılmayan terörle mücadele ağır maddi ve manevi yıkımlara
neden olmakta, devlet ciddiyetini ortadan kaldırmaktadır. Bir tek
vatan evladının şehit düşmemesi pahasına devletin mücadelede en sert
tedbirleri alması ve uygulaması devlet ciddiyetinin gerekliliği
olduğu gibi aynı zamanda halktaki devlete güven ve birlik ve
beraberliğinin de tecellisini sağlayacaktır. Gelinen bu aşamada
kuzey ırak a girmek dahi her türlü tedbirin en ciddi bir şekilde
değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuzey Irakta peşmergeler ve Amerika
tarafından desteklenen PKK ülkemize saldırmakta bu husus bilinmesine
rağmen diplomatik çevrelerden ilgili yerlere gerekli mesajlar ve
uyarılar verilmemektedir. Bölgesinin en büyük askeri güçlerinden
biri olan Türkiye cumhuriyeti devleti aciz devlet yöneticileri
tarafından adeta bir gölge devlete dönüştürülmüş, iç ve dış
siyasetini bağımsız yönetemediği gibi terörle mücadelesini de
bağımsız sürdürememektedir. Üzülerek müşahade etmekteyiz ki Türkiye
Cumhuriyeti devleti her ne zaman terörle mücadele adına ciddi
adımlar atmaya kalkmış ise bu çabalar bir şekilde yabancı devletler
ve içteki işbirlikçiler tarafından engellenmiş ve kısır döngü devam
ettirilmiştir. Yine bu süreçte devletimiz ve silahlı kuvvetlerimiz
terörle mücadele ederken millet iradesinin en üst düzeyde temsil
edildiği TBMM de PKK yı tetör örgütü olarak tanımamış ve PKK ile
Türkiye Cumhuriyeti arasında arabuluculuk dahi yapmayı teklif etmeye
cüret etmiş bir siyasi parti varlığını sürdürmekte ancak hiçbir
şekilde bu siyasi parti hakkında işlem dahi yapılmamaktadır. Yine bu
siyasi partinin mensubu bulunan bir belediye başkanı ise ülke
başbakanını tehdit etmekte ve mücadelemi istiyorsunuz, Diyarbakır
burada diyebilmektedir. Bu şartlar altında etkin bir terörle
mücadelenin olmayacağı aşikardır. Tüm bu hususlarda devlet erkanının
bilinçli olması ve tüm yönleriyle etkin bir şekilde devam eden
terörle mücadele stratejisi uygulaması gerekmektedir.
İyi bilinmeliki;
Aziz milletimize ve eşsiz Ülkemize karşı yıkıcı ve bölücü
faaliyetlerde bulunan caniler asla başarılı olamayacaktır.
Teröre binlerce şehit veren aziz milletimizin metaneti
sonsuzdur. Ancak sabrı sonsuz değildir. Milletimizi birbirine
düşürmeyi başaramayan karanlık güçler; işte bu sabrı
zorlamaktadırlar.
Terör bir insanlık suçudur. Bütün insanlığın ve bütün
devletin teröre karşı net bir duruşu ve kesin bir mücadelesi
olmalıdır. Bu gün maalesef müttefik sandığımız ve saydığımız
devletler Türkiye aleyhine bölücü teröre destek vermektedirler.
Dost sandığımız topraklardan dost sandığımız devletlerin
silahlarının namluları bize doğrultulmuş, mayınları yollarımıza,
topraklarımıza döşenmiştir.
Terör belası karşısında ,
-Devletin tüm organları terörizmle mücadele konusunda seferber
olmalıdır, halkımız, aydınlarımız, medyamız ve toplumun tüm
kesimleri terörün ortadan kaldırılması için mücadele eden güvenlik
güçlerine gönülden destek vermeli; teröre destek mahiyetinde
olabilecek her türlü söz ve söylemler kınanmalı bunu söyleyenler
uyarılmalıdır.
-Bu seferberlik terörizmle mücadeleye inanmış kamuoyu ve basın
tarafından devamlı desteklenmelidir.
-Terörle mücadele günlük siyasetin dışında tutulmalı bütün
siyasi partiler terörle mücadelede tek yumruk olmalıdır.
-Teröre karşı verilen mücadelenin haklılığını uluslar arası
alanda savunacak güçlü dış politikanın dayanakları hazırlanmalıdır.
-Teröre en küçük bir taviz dahi verilmemeli (Militan, Gerilla,
Savaşçı, savaş? gibi) tanımlama ve yakıştırmalardan kaçınılmalı
terörün siyasallaşmasının önüne geçilmeli, milletimiz ve
kurumlarımız her zamankinden daha fazla duyarlı ve soğukkanlılıkla
birlik beraberlik ve işbirliği içinde olmalıdır.
Erzincan barosu olarak bu olayın son olmasını diler,
şehitlerimize Allah’ tan rahmet, ailelerine ve Türk milletinin başı
sağolsun diyoruz. |