Baro Başkanımız Av. Hamit SEKMAN'dan Teröre Kınama!

 

Terör, Aziz Milletimizin yüreğini bir kez daha yakmış ve hepimizi derinden yaralamıştır.
      Ramazan ayının içinde bulunduğumuz günlerde daha geçen hafta Beytüşşebap’ ın Beşağaç köyünde 12 vatandaşımız hunharca şehit edilmişken önceki gün de Şırnak’taki Gabar Dağın da 13 askerimizin, ardından da 2 askerimizin mayınlarla haince, kalleşçe şehit edilmesi nefretle karşılanmıştır.

            Bin yılı aşkın bir süredir bu zor Anadolu coğrafyasında varlığını ve kutsal değerlerini korumak için her türlü fedakarlıktan çekinmemiş, sadece Çanakkale de 253 bin vatan evladını toprağa koymak bahasına vatanını korumuş ve tarihin altın sayfalarına “ Çanakkale geçilmez” andını yazdırmış,  Türk ulusu 20 yılı aşkın bir süredir PKK adında bir avuç çapulcu tarafından teröre maruz bırakılmıştır. Vatan evlatları bir bir şehit düşüp, geride bağrına taş basmış analar ve gözü yaşlı koca bir Türk ulusu bırakırken, sorumluluğu üzerinde taşıması gereken devlet organları, yıllardır duymaya alışkın olduğumuz basmakalıp kınama mesajları vermekte, her defasında gereği yapılacaktır,denilerek milletimiz oyalanmaktadır.  

  Etkin yapılmayan terörle mücadele ağır maddi ve manevi yıkımlara neden olmakta, devlet ciddiyetini ortadan kaldırmaktadır. Bir tek vatan evladının şehit düşmemesi pahasına devletin mücadelede en sert tedbirleri alması ve uygulaması devlet ciddiyetinin gerekliliği olduğu gibi aynı zamanda halktaki devlete güven ve birlik ve beraberliğinin de tecellisini sağlayacaktır. Gelinen bu aşamada kuzey ırak a girmek dahi her türlü tedbirin en ciddi bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuzey Irakta peşmergeler ve Amerika tarafından desteklenen PKK ülkemize saldırmakta bu husus bilinmesine rağmen diplomatik çevrelerden ilgili yerlere gerekli mesajlar ve uyarılar verilmemektedir. Bölgesinin en büyük askeri güçlerinden biri olan Türkiye cumhuriyeti devleti aciz devlet yöneticileri tarafından adeta bir gölge devlete dönüştürülmüş, iç ve dış siyasetini bağımsız yönetemediği gibi terörle mücadelesini de bağımsız sürdürememektedir. Üzülerek müşahade etmekteyiz ki Türkiye Cumhuriyeti devleti her ne zaman terörle mücadele adına ciddi adımlar atmaya kalkmış ise bu çabalar bir şekilde yabancı devletler ve içteki işbirlikçiler tarafından engellenmiş ve kısır döngü devam ettirilmiştir. Yine bu süreçte devletimiz ve silahlı kuvvetlerimiz terörle mücadele ederken millet iradesinin en üst düzeyde temsil edildiği TBMM de PKK yı tetör örgütü olarak tanımamış ve PKK ile Türkiye Cumhuriyeti arasında arabuluculuk dahi yapmayı teklif etmeye cüret etmiş bir siyasi parti varlığını sürdürmekte ancak hiçbir şekilde bu siyasi parti hakkında işlem dahi yapılmamaktadır. Yine bu siyasi partinin mensubu bulunan bir belediye başkanı ise ülke başbakanını tehdit etmekte ve mücadelemi istiyorsunuz, Diyarbakır burada diyebilmektedir. Bu şartlar altında etkin bir terörle mücadelenin olmayacağı aşikardır. Tüm bu hususlarda devlet erkanının bilinçli olması ve tüm yönleriyle etkin bir şekilde devam eden terörle mücadele stratejisi uygulaması gerekmektedir.

     İyi bilinmeliki;
           Aziz milletimize ve eşsiz Ülkemize karşı yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunan caniler asla başarılı olamayacaktır.
              Teröre binlerce şehit veren aziz milletimizin metaneti sonsuzdur. Ancak sabrı sonsuz değildir. Milletimizi birbirine düşürmeyi başaramayan karanlık güçler; işte bu sabrı zorlamaktadırlar.
           Terör bir insanlık suçudur. Bütün insanlığın ve bütün devletin teröre karşı net bir duruşu ve kesin bir mücadelesi olmalıdır. Bu gün maalesef müttefik sandığımız ve saydığımız devletler Türkiye aleyhine bölücü teröre destek vermektedirler.
         Dost sandığımız topraklardan dost sandığımız devletlerin silahlarının namluları bize doğrultulmuş, mayınları yollarımıza, topraklarımıza döşenmiştir.
    Terör belası karşısında ,
    -Devletin tüm organları terörizmle mücadele konusunda seferber olmalıdır, halkımız, aydınlarımız, medyamız ve toplumun tüm kesimleri terörün ortadan kaldırılması için mücadele eden güvenlik güçlerine gönülden destek vermeli; teröre destek mahiyetinde olabilecek her türlü söz ve söylemler kınanmalı bunu     söyleyenler uyarılmalıdır.
    -Bu seferberlik terörizmle mücadeleye inanmış kamuoyu ve basın tarafından devamlı desteklenmelidir.
    -Terörle mücadele günlük siyasetin dışında tutulmalı bütün siyasi partiler terörle mücadelede tek yumruk olmalıdır.
    -Teröre karşı verilen mücadelenin haklılığını uluslar arası alanda savunacak güçlü dış politikanın dayanakları hazırlanmalıdır.
    -Teröre en küçük bir taviz dahi verilmemeli (Militan, Gerilla, Savaşçı, savaş? gibi) tanımlama ve yakıştırmalardan kaçınılmalı terörün siyasallaşmasının önüne geçilmeli, milletimiz ve kurumlarımız her zamankinden daha fazla duyarlı ve soğukkanlılıkla birlik beraberlik ve işbirliği içinde olmalıdır.
        Erzincan barosu olarak bu olayın son olmasını diler, şehitlerimize Allah’ tan rahmet, ailelerine  ve Türk milletinin başı sağolsun diyoruz.

   
 

Tarih: