|
Terör ile mücadele etmek amacı ile polisin yetkilerini artırmak ve
genişletmek,daha da ötesi polisi olağanüstü yetkilerle donatmak ;her
şeyden önce devletin hukuk devleti niteliğini ortadan
kaldırmak,sivil ve demokratik haklar alanında bugüne kadar elde
edilen kazanımlardan geri adım etmek,örtülü bir polis devleti
sürecini başlatmak demektir.
Son günlerde meydana gelen önce hrant dink,Trabzon ve Malatya da
işlenen cinayetler ve 22 mayıstaki Ankara da canlı bombanın neden
olduğu olay mutlaka ki hepimizi derinden üzmüştür.bu tür istenmeyen
ve ülkenin bütünlüğünü ,toplumun barış ve huzurunu hedef alan ve
tehdit eden olayların olması polisin yetkisinin azlığından
değil,aksine yeterli ve sağlıklı bir istihbarat çalışmasının
olmamasından dolayı meydana gelmiştir.
Gerek buna ,gerekse terörle mücadelenin sadece güvenlik güçlerinin
yetkilerini artırmakla çözümlenecek bir husus değildir.Bu konuda
devlete düşen görev terörü üreten nedenleri ortadan kaldırmak,bunun
içinde başta işsizlik sorunu olmak üzere,diğer ekonomik sorunları
çözmek ve bu suretle toplumun refah düzeyini artırmak;eğitimde
baştan aşağı yenilenmek suretiyle cumhuriyetin temel ilkeleri
doğrultusunda milli bir eğitim politikası izlemenin projelerini
gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bütün bu nedenlerle,polis vazife ve selahiyet kanununda değişiklik
yapılması,yurttaş yabancı ayırımı yapılmaksızın ülkede buluna
herkese yönelik olarak kullanılmak üzere polise olağanüstü yetkiler
verilmesi amacıyla TBMM ne sunulan yasa teklifi,sivil ve demokratik
hakla konusunda elde edinilmiş kazanımlardan geriye doğru bir gidiş
olduğu kadar,Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasal niteliklerinden
olan demokratik hukuk devleti niteliğinide aykırıdır.
Temenni ederiz ki yasanın tasarıdaki gibi TBMM nce çıkarılmayacağı
ve demokratik hukuk devleti niteliğine uygun olarak
düzenleneceğidir.Bu vesile ile
Ankara’da meydana gelen terör olayını bir kez daha lanetliyor,
olayda yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet yaralananlara acil
şifalar dilemekteyiz. |